Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Erken Boşalma - Geçmiş Zaman Metafor Tekniği

Erken Boşalma - Geçmiş Zaman Metafor Tekniği


Erken Boşalma Tedavisinde, Geçmiş Zaman Metafor Tekniği ile tedavi

Cem KEÇE'ye Soru Sor

“Herkesin mutlaka diğerlerinden daha çok sevdiği bir yemek tercihi vardır. Ben çocukken hatırlarım, bazı yemekleri diğerlerinden daha çok severdim. Sadece annemin kurabiyelerini sevdiğimi hatırlayabiliyorum, o sabahları taze sıcacık kurabiye kokularını duyabiliyorum. Mmmm, o nefis kurabiyelerin tadından sonra gelen soğuk bir bardak sütün tadı muhteşem olur. Ve ben onu yedikten sonraki huzurlu sıcak bir duygu içerisine girdiğimi de hatırlarım. Bilmiyorum, sen çocukken ne tür yiyeceklerden hoşlanırdın. Ama eminim ki hepsini olmasa bile bazılarını hatırlarsın. Bilmiyorum, örneğin, çocuklar genellikle kurabiye, kek, pizza ve hatta çilek yemeyi çok severler. Belki senin de çok sevdiğin bir yiyecek vardır.

(Duraksa) Çocukluğuna ilişkin hangi kokuyu duyduğunu ve hangi yiyeceği görüyorsun merak ediyorum. O yiyeceğin tadını hatırlıyor musun, onu çiğnerken ağzında aldığı şekli? Belki o çileklerin dilinde aldıkları o sulu hali hatırlıyorsundur. Belki de bahçenden aldığın taze havuçların dişlerinin arasında kırılışını. Bir süreliğine sadece çocukluğunda en çok sevdiğin yiyeceği hatırlamanın tadını çıkar. 

(Duraksa) Çoğumuzun çocukluğumuzda, bir de hiç sevmediği yiyecekler vardır. Ben çocukken hatırlıyorum da birtakım yiyecekleri hiç sevmezdim. Bezelye, balıklı sebze çorbası ve enginardan nefret ederdim. Tüm salatalar veya mantar ve ııııy bir pırasa yediğimi düşünemem veya bir midye yemeği tiksinmeme neden olurdu. Eminim sen de sevmediğin yemekleri hatırlıyorsundur. O zamanlar yemek istemediğim çok şey vardı. Ama biliyor musun, damak zevkimizin bu kadar çok değişmesi çok ilginç, şaşırtıcı, dramatik değil mi? Çocukken tiksindiğin yiyecekler, yetişkin olduğunda çok sevdiğin yiyecekler haline gelebiliyor. Ve fark ettiğim bir şey de enginarın veya bir midyenin tadını değişik algılıyorum. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama sadece değişik olduğundan eminim. Buradan, geçmişte zevk almadığımız şeylerin zamanla güzel veya lezzetli olabileceğini çıkarabiliriz. Ve belki bunun nedeni biraz da doğamızda değişimin ve gelişimin sürekli olmasından kaynaklanmaktadır. Çocukken hatırlıyor musun, anne-babamızın haberleri izleme veya gazete okumaktan nasıl bu kadar zevk aldıklarını merak ederdik. O zamanlar bizlere hiç keyif vermezdi ama zaman geçtikçe bu değişti. Ve belki çocukken bazı televizyon programları hiç ilgini çekmezdi.

(Duraksa). Çoğumuz romantik bir filmden insanların nasıl zevk aldıklarını anlamazdık. Bir aşk hikâyesinin hiçbir keyifli yanı yoktu. Onu görmek için hiçbir isteğimiz olmazdı. O zamanlar çok sıkıcı gelirdi. Ama zaman geçtikçe bize sıkıcı gelen programlar değişti ve keyif almaya başladık. Bu bazı tür filmler için de geçerliydi, belli müzikler için de.

(Duraksa) O zamanlar bu durumu hayal bile edemezdik, ama değiştik, hiç tahmin edemeyeceğimiz bir şekilde değiştik. Ve çoğu zaman, bu değişikliğin ne zaman ve nasıl geldiğini anlayamadan gerçekleşti. Ama emin olmamız gereken bir şey vardır ki o değişimin ve gelişimin sürekli olduğudur. Değişim yaşamın doğal bir parçasıdır. Sende yine ve yeniden değişebilirsin. Korktuğun cinsel birleşmeyi, çok haz alarak yaşayabilirsin. İnan ve iste. Bu senin hakkındır. Bu hakkı sana toplum verdi, devlet verdi, yasalar verdi. En önemlisi eşinin ve senin anne baban bu hakkı size verdi. Hakkını al. Sen biriciksin, çok kıymetlisin. Her şeyin en güzeline layıksın.” 


Etiketler


Yorumlar