Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Kadın cinsel (genital) organları

Kadın cinsel (genital) organları


Uyguladığımız yöntemde dış anatominin keşfi için hastalara başlangıç olarak, cinsel bölgelerini dokunarak incelemeleri ve farklı bölgeleri incelerken değişik yüzeyler ve hisler üzerine odaklanmaya çalışmaları önerilir. “Bir bölgeyi istediğiniz kadar inceleyin ve sonra diğer bölgelere geçin. Eğer kendinizi gergin ve rahatsız hissederseniz, özel bölgelerinize dokunmanın normal olduğunu unutmayın, özellikle vajinanıza ilişkin olumlu ve sağlıklı bir anatomik bakış açısı geliştirmeniz tedavi için çok önemlidir.”

Cem KEÇE'ye Soru Sor
Pubis Tepesi
Cinsel bölgenin en üst kısmında pubis tepesi yani venüs tepesi yer alır. Yumuşak deri ve tüylerin altında pubis kemiği vardır. “Bu kemiğe yumuşakça bastırın ve nasıl hissettiğinizi not edin.” Çünkü cinsel bağlamda bu bölgeye yapılan baskı kadında cinsel uyarılmayı tetiklemektedir.
 
Dış Dudaklar
Pubis tüyleri, cinsel bölgenin iki yanında pubis kemiğinden aşağıya doğru büyük dış dudakları sararak yayılmaktadır.“Parmaklarınızı bu iki yana yerleştirip, kapatır ve açarsanız iç bölgeyi korumak için nasıl bir araya geldiğini görebilirsiniz.”
 
İç Dudaklar
Dış dudaklar iki yana açıldığında iç dudaklar görülür. Bunlar daha pürüzsüz, tüysüz ve parlaktırlar. “Nazikçe, iç dudakları hissedin.” Bu dudaklar dokunmaya karşı çok hassastırlar.
 
Bartolin Bezi
Bu bölge, iç dudakların içinde vajina girişini ve üretra ağzını çevreler.
 
Klitoris
Klitoris, iç dudakların birleştiği bölgede yer alır. “Çok hafif dokunun ve ne kadar hassas olduğunu hissedin. Klitorisi dudakların nasıl örttüğünü hissedin. Bu bölge çok önemli bir zevk merkezidir. Klitorisin değişik bölgelerine dokunmanın size nasıl duygular hissettirdiğini keşfetmeye çalışın.” Cinsel birleşmede, bazı kadınlar için klitorise direk temas keyifli olmayabilir, iç ve dış dudakların açılıp kapanmasıyla dolaylı uyarılma ise daha keyifli olabilmektedir. Her ne kadar klitorisin bir kısmı gözükse de, çoğu hareket bedenin iç kısmına uzanmakta ve ikiye ayrılmaktadır.
Orgazm olamama şikâyeti ile gelen bir çiftin cinsel terapisi sırasında, rutin olarak uyguladığım cinsel bilgilendirme seansında, klitorisi, var olan bölümlerini ve bu bölümlerin orgazm için nasıl birlikte hareket etmeleri gerektiğini resimler ve çizimler üzerinde anlatıyordum. Kadın hastamdan kontrolü dışında kocaman bir “ahhhhhhhhh!” sesi geldi. Kocası ve ben birkaç saniye birbirimize baktık. Anladım ki hastam klitorisini yeni keşfediyordu ve yıllardır merakla dinlediği efsanevi klitoristen kendisinde de vardı. Daha sonraki seanslarda kendi bedenini yeniden keşfeden hastam, orgazmın nasıl gerçekleştiğini anlamış ve sorununu çözmeyi başarmıştı.
Kadınların çoğu, yukarıda bahsi geçen hastam gibi, dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanırlar ama gerçek başkadır. Gerçekte kadınların en hassas bölgesi olan ve orgazm oluşumunda merkezi öneme sahip çok önemli bir anatomik yapı daha vardır: Klitoris
Klitoris kelimesi Yunanca’da küçük tepe anlamına gelen kleitoris kelimesinden köken alır. Kadına dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne vulva adı verilir. Vulva; üstte adını aşk tanrısı Venüs’ten alan, genital kılların bulunduğu pubis tepesi, altta anüs, yanlarda ise iç ve dış dudaklar tarafından sınırlanan bölgedir. Klitoris; kasık kemiklerinin birleştiği noktanın ortasındadır. Küçük dudakların yukarda birleştiği kısma dek uzanır ve büyük dudaklar arasındaki yumuşak dokunun içinde yerleşiktir. Yaklaşık 3 cm uzunluğunda ve 3 mm kalınlığında bir penise benzeyen, pubis tepesinin altında yer alan, üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrili bir organdır. Klitoris baş ve gövde kısmından oluşan, “ters V” şeklinde bir yapıdır. Baş kısmı hafif bir çıkıntı şeklindedir ve iç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde dışarıdan rahatlıkla görülebilir. Küçük dudakların birleştiği kısımda bir başlık biçiminde genişler. Bu başlığın altında klitorisin ucu bulunur. Gövde kısmı ise yanlara doğru uzanan iki koldan oluşur ve vulvanın içine tümüyle gömülü olduğundan dışardan görülmez. Bu nedenle çoğu insan klitorisi yalnızcadüğme şeklinde basit bir yapı olarak algılar. Gövdede yer alan kolların içerisinde aynen erkek penisindeki gibi, cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen, süngerimsi yapılar vardır. Çünkü klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde kısmının içi kan dolarak sertleşir. Bu da erkekteki sertleşmenin tam karşılığıdır. Klitorisin alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur. Feminist Kadınlar Sağlık Merkezleri Federasyonu’na göre klitorisin tamamı 18 bölümden meydana gelir:
 
1-Klitoral birleşme noktası ya da ön komisur: Dış dudakların pubis tümseğinin köküyle birleştiği ve dıştan görünen klitorisin üst sınırını belirleyen nokta.
2-Klitoris başı,
3-İç dudaklar,
4-Başlık,
5-Küçük bağ ya da frenulum: Klitoris başının hemen altında yer alan iç dudakların dış kenarlarının birleştiği nokta.
6-Çatal ya da furşet: Döl yolu girişinin altındaki iç dudakların alt kenarının birleştiği noktada gerili olan ve dıştan görülen klitorisin alt sınırını belirleyen ince zar.
7-Kızlık zarı ya da kalıntıları,
8-Klitoral gövde: Klitoris başı ile bacakları birbirine bağlar.
9-Bacaklar ya da crura: Lades kemiğine benzeyen ve erektil dokudan oluşan iki uzun gövde.
10-Klitoral yumrular: Penisteki tek yumruya benzer, iki büyük erektil korpus kavernasum doku gövdesi.
11-İdrar yolu süngeri yani üretral sünger: İdrar yolunu çevreleyen iki büyük sertleşebilen korpus spongosum doku gövdesi.
12-Paraüretral bezler yani dişi prostatik bezler,
13-Vulvovajinal bezler yada Bartholin bezleri: Vajina dışında az miktarda kayganlaştırıcı sıvı üreten bezler.
14-Perine süngeri: Perine bölgesinin hemen altında yer alan yoğun kan damarları ağı.
15-Pelvik taban kasları,
16-Asıcı bağ ve yuvarlak bağ,
17-Sinirler: Pudental sinir kompleksi ve muhtemelen döl yatağından gidip gelen mesajları ileten hipogastrik sinir.
18-Kan damarları: Cinsel uyarılma sırasında pelvise yoğun miktarda kan tedarik eder.
Bazı bilim adamları klitorisin gelişme çağının gereksiz bir artığı olduğunu ileri sürmüş, hatta klitorisin yararsız ve gereksiz olduğu söylenerek apandisle bile kıyaslanmıştır. Sigmund Freud bile ergenlik öncesi çocukluk devresinde klitorisin dişi cinselliğinin gelişiminde önemli rol oynadığını kabul etmiş olsa bile değersiz bir penis olduğunu savunmuştur. Hatta klitorisin aracılığıyla duyulan cinsel zevkin erkek karakterli olduğunu ileri sürmüştür. Doğuda ve Orta Afrika’da bugün bile klitorisin gereksiz güdük bir organ olarak kabul edilmesine bağlı bu organın kesilmesi gibi yanlış bir gelenek hala devam etmektedir. Modern cinsel tıp ve feministler bu anti-klitoris propagandasına karşı çıkmışlardır. St. Louis Üreme Biyolojisi Enstitüsü’nden Prof.Dr.William Masters ve Virginia Johnson yaklaşık 10 yıllık araştırmaları sonucunda klitoris güdük kalmış bir penis olmayıp, dişinin gelişmiş bir cinsel organı olduğunu tüm dünyaya anlatmışlardır.
 
Klitorisin Faydaları
1-Kadının boşalmasını ve orgazm olmasını sağlar.
2-Cinsel ilişki sırasında sertleşerek idrar deliğini kapatır ve böylece bakterilerin idrar torbasına girişini engeller.
3-Ters V şeklindeki kollarının şişerek sertleşmesi vajina kanalını gerer, bu da penis başının kolayca girmesini sağlar.
 
Klitoris ve Orgazm
Kadınlar klasik olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm olarak iki şekilde orgazm olurlar. Kadınlar cinsel ilişki sırasında, erkeğin penisinin ve pubis kemiğinin klitorise ritmik olarak temas etmesi, iç dudakların klitorise sürtünmesiylevajinal orgazm olurlar. Yani klitorisin uyarılması daha kolay orgazm olmalarına yol açar. Ayrıca çiftlerin yüz yüze oldukları tüm cinsel birleşme şekillerinde kadın ve erkeğin kasıkları üst üste gelmekte, bu da klitoris üzerinde ritmik bir basınca yol açmaktadır. Bilinenin aksine hiç bir klitoris uyarısı olmadan saf vajinal orgazm oluşması mümkün olmakla beraber olağan değildir. Kadınlar göğüs uçlarını, bacaklarını veya klitorislerini uyararak mastürbasyon yaparken veya cinsel partnerlerinin klitorisi oral veya elle direkt uyarısıyla da klitoral orgazm olurlar. Yine bilinenin aksine cinsel ilişki olmadan klitorisin oral veya elle direkt uyarısıyla saf klitoral orgazm oluşması mümkündür. Çünkü klitoris penisin tam karşılığıdır. Erkekler penis başının direkt veya dolaylı yoldan uyarısı ile orgazm olurlar. Bu da kadınların çok kolay saf klitoral orgazm olma gerçeğini daha anlaşılır hale getirir. Ayrıca bu durum, kadınların bazı belli ilişki pozisyonlarında daha kolay vajinal orgazm olmalarını ve bazı pozisyonlarda ise kadının yeteri kadar uyarılamadığını ifade ederek vajinal orgazm olamamasını da açıklar. Orgazma yakın kan hücumuyla belirginleşen klitoris, aldığı cinsel uyarımları beyindeki cinsel merkezlere iletir. Böylece vulvadaki sinirlerde, kaslarda ve damarlarda değişiklik ve tepkilere yol açarak orgazmı hazırlar. Fakat klitorisin bu etkiyi yapabilmesi için zamanında, ritmik olarak, belli bir basınçta ve yeterli oranda uyarılması gerekir. Çünkü klitorise doğrudan doğruya dokunulduğu zaman verilen cinsel uyarı ile öfkeye yol açan tahriş olma arasındaki sınır belli belirsizdir. Cinsel uyarılma öncesi, cinsel bilgisi olmayan ya da az olan kadınlarda klitorise dokunulması zevkten çok acı ve nefret duygusunu kamçılayabilir. Cinsel konularda bilgili ve tecrübeli kadınlarda ise klitoris zevk duygusunu kamçılamaktadır. Ama her ikisinde de önce cinsel uyarım olmalı, ilerleyen süreçlerde klitoral uyarıya geçilmelidir.
 
Klitoris Hakkında Az Bilinenler
-Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Orgazm sonunda klitoris küçülerek kasık kemikleri arasındaki yerine çekilir ve uzunluğu orgazm sırasındaki uzunluğunun yarısıdır.
-Klitoris gerçekten kadınların en hassas bölgesidir. Ama bilinenin aksine hiçbir zaman kadını alevlendirmek için sadece çevrilmesi yeterli olan bir düğme değildir.
-Orgazm sonrası klitorisin duyarlılığı çok fazladır ve bilinenin aksine direkt bir temas zevk vermekten çok acı verir. Bu dönemde tekrar elle uyarılmamalıdır. Eğer klitoris yeniden uyarılmak isteniyorsa Venüs tepesinin hafifçe okşanması yeterlidir.
-Klitoris ile penis eşdeğer olmalarına karşın, penis serbest bir yapıdır. Klitoris ise etraf dokulara sıkı sıkıya tutunan hareketsiz bir yapıdır.
-Klitorisin peniste olduğu gibi boşalma ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.
-Klitoris kadınların en hassas bölgesidir. Çünkü damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır. Vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur.
-Klitorisin kasık kemikleri arasındaki yerinin üstte ya da daha derinde oluşu duyarlılığında rol oynamaz.
-Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir ve bilinenin aksine klitoris büyüklüğü ile orgazmın kalitesi arasında herhangi bir ilişki yoktur. Ama klitorisin büyüklüğü ile kan testosteron seviyesi arasında bir ilişki vardır. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilişki yoktur. Bu nedenle menopoz sonrası kanda östrojen seviyesi azaldığı için genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi yani gerileme olurken klitorisin büyüklüğünde bir değişme olmaz. 
-Klitorisin aşırı büyük oluşunun nedeni erkek hormonlarının fazlalığı, hormon tedavisi veya uzun süren klitoris mastürbasyonu olabilir.
-Gebelik döneminde mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak klitoriste kalıcı bir büyüme meydana gelebilir.
-Klitorisin penise biçim olarak benzerliği, küçüklüğü ve penisin yeteneklerinden yoksun oluşu, kadınların bir yerde tümüyle gelişememiş, şanssız erkekler oldukları gibi yanlış bir görüşün benimsenmesine yol açmıştır. 
-Klitorisin gebe kalma, idrar yapma ve adet kanamasıyla hiçbir ilgisi yoktur. 
-Penis başı koni biçiminde olmasına karşılık, klitorisin başı yuvarlaktır.
-Klitoriste cinsel aktivite sırasında kan hücumu olmadan büyüme görülür. Peniste ise kan hücumundan sonra büyüme görülür. 
-Klitorisin başı penis başı gibi deriden sıyrılarak belirmez ve penisteki gibi yön değişikliği klitoriste yoktur.
 
Üretra Ağzı
“Klitoristen aşağıya doğru indiğinizde, idrarınızın çıktığı yeri göreceksiniz. Dış ve iç dudaklar ve klitorise göre yerini inceleyin.”
 
Vajina Girişi
“Üretra girişinin hemen altında vajinanın girişini göreceksiniz. Nazikçe girişi hissedin, dokunmanın nasıl bir his olduğunu fark edin. Vajina girişinin büyüklüğü ve içerisine bir şey sokma düşüncesi ile ilgilenmeyin. Vajinanın içerisindeki ve çevresindeki kaslar sıkıca kenetlendiyse, vajina girişinin sıkıca kapalı olacağını hatırlayın.”
Vajinismusu olan tüm kadınların pubik kasları, kendi dokunmalarında veya doktor muayenesinde çok gergin olabilir. Vajina çok esnek ve birçok işleve sahip bir şekilde tasarlanmıştır. Aynı boşluktan, adet kanaması yaşanır, tampon ve erkeğin penisi girer ve bebek yine bu girişten doğar. Aynı zamanda rahim ağzı gibi başka iç organların muayenesine de olanak tanır ve zararlı bakterilerin üremesine de engel olur.
Vajina girişi kapalı gibi durur. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi yukarıda bahsettiğimiz gibi bu açıklıktan içeriye mikrop ve zararlı maddelerin girmemesidir, ikincisi ise penisin girişi sırasında vajinanın bunu hissedebilmesidir. Çünkü erkekler ve kadınlar bu giriş sırasında hissedilen sürtünmeden haz alırlar, hatta kadınlar bu his sayesinde ruhsal tatmin elde ederler. Ayrıca bir kadın cinsel olarak uyarıldığında, vajina otomatik olarak genişleruzar ve ıslanır. Bu durum bedeninizin penis girişine kendini hazırlaması sürecidir.
 
Kızlık Zarı
“Eğer daha önce cinsel deneyim yaşamadıysanız, vajinanın girişini çevreleyen veya vajina içinde, adet kanaması ve diğer vajinal akıntıların geçmesine olanak sağlayan çok ince bir zar vardır.”
Vajina girişinde yaklaşık 2 cm içeride bulunan kızlık zarı cinsel aktivite ve doğumla değişik görünümlere bürünür. Genellikle ergenlik döneminde, hormonların üretiminden dolayı incelir ve esnek hale gelir. Çok nadir olarak da, hiç farkında olunmadan zarda açılma olabilir. Bazı kadınlar zarda açılma olmadan, tampon kullanabilir veya cinsel ilişkiye girebilirler, bunun nedeni kızlık zarının çok esnek olmasıdır. Normal olarak, cinsel ilişki sırasında vajina girişi genişler.
            İlk cinsel ilişki sırasında; sulanma tam, kadın rahat ve gevşemiş bir durumda ise; kızlık zarında ağrı, acı ve kanama olmaz sadece açılma olur. Çünkü kızlık zarı delinmez, kanamaz, yırtılmaz ve patlamaz. Açılma durumunda zarın parçalarının vajina girişinin iki yanında kalması çok rastlanan bir durumdur. Ama sulanma olmaz, kadın kendini kasarsa ağrı, acı olabilir, zorlanmaya ve tahrişe bağlı hafif lekelenme tarzında kanama olabilir, ancak bu durumda da oluşan ağrı ve acı dayanılmaz değildir, kanama da ancak beyaz bir havlu vajina girişine bastırıldığında fark edilecek kadar hafiftir. İlişki dışında nadir olarak bazen uzakdoğu sporu, jimnastik gibi aktif ve normalin dışında bacak açma hareketi yapanlarda, kaza ve bazen düşmelerde kızlık zarında açılma olabilir.
Çok sık rastlanan kızlık zarı halka veya yuvarlak şekilde olup ortasında adet kanamasının geçmesine izin veren bir delik bulunmaktadır. Yani kızlık zarı doğuştan deliktir. Bunun bilimsel ispatı ise bahsettiğimiz gibi adet kanamasıdır. Ortadaki delik çok büyükse penisin geçişine rağmen zarda açılma olmayabilir. Bu zarlara esnek kızlık zarı denir. Her ne kadar kızlık zarı esnek olsa da, ilk ilişkiden sonra veya bir sonrakinden sonra mutlaka açılma olur. Doğum sırasında kızlık zarından ne kaldıysa açılarak iyice silikleşir, sadece vajina girişinde zar artıkları kalır. Ayrıca çok nadir olarak, yarımay, ara bölmeli ve çok delikli kızlık zarları da bulunabilir.
 
Perine
Bu bölge vajina ve anüs arasında kalır. Bazı kadınlar uyarıldıkları zaman bu bölgelerine dokunulmasından hoşlanırlar.
 
Anüs
Genital bölgenin hemen altında anüs yani makat yer alır. Dışkılama yapılan yerdir.
 
İÇ ANATOMİ
 
Vajina
Tüm yönlere esneyebilen, uzun, yuvarlak bir şekilde uzanan ve bir kese gibi biten tüpe vajina denir. 7-8 cm. uzunluğunda, kaslı, üst ucu rahimle bağlantılı, alt ucu dışarıya açılan esnek bir kanal olan vajina, cinsel uyarılma sırasında salgı bezleri tarafından salgılanan ince bir mukus tabakası ile kaplıdır. Bu doğal ıslanma penisin hareketlerini kolaylaştırıcı bir etkiye sahiptir. Vajinanın duvarları çok az bir hisse sahiptir. Cinsel birleşme sırasında duyulan cinsel haz; penisin klitoris gibi diğer organlara karşı hareket etmesinden ve penisi vajina içinde hissetmekten alınan ruhsal hazdır. Vajina rahime geçmek üzere erkek tohum hücrelerinin döküldüğü kanaldır. Üreme için gerekli olan cinsel ilişki vajina yoluyla olur. Vajina cinsel uyarı sonucunda kendiliğinden ıslanır, genişler ve cinsel ilişki sırasında organların sürtünmelerini acısız hale getirip, kolaylaştırır.
 
Rahim Ağzı
Vajinanın derinliklerinde, üst kısımda yer alır ve cinsel birleşme sırasında vajinayı ileri geri hareket ettirip orgazm olmaya yardımcı olur. Spermlerin içeri girmesi ve adet kanamasının dışarı atılması için bir geçit görevi görür.
 
Rahim
Anatomik olarak vajinanın üzerinde yer alan ve asıl görevi üreme olan karmaşık bir yapıya sahip organdır. Cinsel birleşme sürecine, orgazm sırasındaki kasılma hissi hariç, çok az katkısı vardır. Cinsel birleşme sırasında, penis vajinadan öteye gidemez, ama sperm rahim ağzı yoluyla rahime kadar ulaşır. Rahmin içinde bebek büyür ve doğacak hale gelir.
 
Pubik Kas Grubu
Vajinanın çevresinde güçlü pubik kaslar bulunur. Bu kaslar, üretra ağzını, vajinayı ve anüsü sarar. Bu kaslar, idrar yapma, dışkılama, cinsel birleşme, orgazm ve doğum durumlarına yardımcıdır. Vajinismusun üstesinden gelmesürecinde çok önemli bir yeri vardır, dolayısıyla da bundan sonraki adımda ve kitabın geri kalan kısımlarında bu kasların kontrolü üzerinde önemle durulacaktır.


 


Etiketler


Yorumlar