Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Mektuplar - Çok Uzak Bir Şehirdesin


've unutma sevdiğim
bütün bu yaşananlardan geriye
dilden dile
gönülden gönüle akıp giden
bir demet hatıra kalacak...'

canım,
bir gün zaman kayar elinden
tutamazsın
sel gibi akan gözyaslarını
kurutamazsın
bazen öyle bir sevdaya tutulursun ki
kaçamazsın
ne yanında olabilir
ne de O'nsuz edebilirsin
kör kütük bağlanmışsındır aslında
işte ben sevgi bahçemin gülü
yandığımla kalmadım
seni de yaktım...

ansızın kulağıma çalınan hüzzam bir şarkı
ya da üşüyünce giyilen kazaktan süzülen kokun
kasım yağmurlarının döküldüğü bu hazan mevsiminde
ağlamaktan buzlaşmış odamın içerisinde
hayat takviminden koparılan yaprak gibi
geçmiş hatıralara doğru uçup giderken bir kuş misali
hatırlattı seni bana...

hep yanında olacağım
seni hiç bırakmayacağım demiştin
mutluluklarını
ve üzüntülerini
seninle paylaşacağım demiştin
oysa şimdi
başladığım yerle
vardığım yer aynı
yoksun
yoksunum...

çok uzak bir kenttemisin
bilmiyorum
kaç gündür nerde
ve nasılsın
bilmiyorum
ama biliyorum
yağmur yağıyor
içten içe yanarken içim
ben çok üşüyorum
ürperiyorum
içimde kol gezen hüznümle
çok yalnızım
ya sen...

uzaktamısın gerçekten
özlediğim misin
yaban ellerde
başka dosthanelerde ağlayanım mısın
elinden bir kadeh rakı içmeyi arzuladığım mısın
nehrin kıyısından hasret şiirler haykırdığım hayalimdeki misin
kimsin...

ufku nerede biteceği belli olmayan deniz gibi
yaşanası bir hayat mı bu
göremedikçe bağlanıp
uzaklaştıkça yakınlaştığımız
yüreğimizin çözmeye çalıştığı bu sır
hem kollarında ölmek arzusu
hem ne olacak sonunda kuşkusu
ve biz
neyiz
ve ne bekliyoruz...

seni seviyorum
diye bağırmak geçerken içimden
yüzüm hala çocuk
gözlerim hala bebek
yureğim hala sıcak
yarinim ben
yardan öte
dostunum ben
dostan da öte...

yağmur hızlandı
dudaklarım ısırmaktan morardı
gözlerimin derinliklerinden gelip
önce gözlerimi kapayarak sımsıkı hapsettiğim
sonra kirpiklerimde tutunma mücadelesi veren
daha sonra bu mücadeleyi kaybedip
uzun ince bir yola koyulan gözyaşlarımla
ben ağlıyorum
hava soğuk
üşüyorum
sen de üşüme
uzat ellerini
şimdi yakınmıyız...

anladım ki
bir çaresiz aşktır bu
ne seninle oluyor
ne sensiz...

ben
gördüğümü değil
göremediğimi arıyorum
düşler kuruyorum
kabusum oluyor
umut ediyorum
ihanetim oluyor
neden...

yağmalanmış bir dünyada
gecmişten geleceğe
neyi ve neden taşıyoruz
biz kimiz...

kitaplarım
masa lambam
yolladığın kartpostallar
uzaktan beni izleyen elbiselerim
odamda ne varsa
günü gelip dillendiklerinde
şahit olacaklar
bu zavallı sadece sevdi diyecekler
bıkıp usanmadan yazdı diyecekler
yandı diyecekler'

söyledim ya sevdiğim
üşüme
yağmur fena bastırdı...

Yıl 1993
hava serin
hava yağmurlu
ve caddeler sessiz
sokaklar sakin
mevsim kış
ve ben şimdi
tüm dünyaya
seni daima sevebileceğimi söyleyebilirim
sensiz asla olamayacağımı
inanırmısın
açarmısın yüreğini...

korkunca saklandığım sığınağım
coşunca haykırdığım şarkım
gereksizdi şimdi deme
hele aptallık hiç deme
aynaya bak
yureğinle bak
tutkulu sevdamızın gizli hançerleri başlamadan parıldamaya
ne görüyorsan
öyle de...

senimi aradım yıllarca
senle mi oldum bir önceki hayatımda
inanırmısın yeniden doğuşa
sevmenin tükenmek olduğuna
sevmenin yangın olmak olduğuna
yanmak
kor olmak olduğuna
ve bana...

tükenmiş yüreğime
neler söylersin bilemem
kimbilir
belki de sevilmeye muhtaç bir kalbin
bitmek bilmeyen kaprisi dersin
iyiliğin içindi hepsi
seni sevdiğim içindi dersin
birkaç cümleye sığdıramazsın
dinletemezsin
herşeyi de
ama seni anlıyorum deme
yanılmışım deme
sözün özü
asla deme
dayanamam...

ve unutma sevdiğim
bütün bu yaşananlardan geriye
dilden dile
gönülden gönüle akıp giden
bir demet hatıra kalacak...

geçen zaman
güllerin solduğu bir zaman
geçen zaman
güllerin kokmadığı bir zaman
geçen zaman
güllerin uyuduğu bir zaman
geçen zaman
güllerin koparıldığı bir zaman...

geçen zaman
yani birbiri ardına devrilip geçen
ve tek tek hepsini hafızamdan silmek istediğim saatler
ve tek tek yıkamaya gözyaşımın yetmediği sensiz dakikalar
ve bu son saniyeler
biten
ve birazdan dün olacak günün yorgunluğuyla
gökyüzüne bakıyorum
gece uykumun kolundan çekiştiriyorken
yağmur dindi
bir gün daha bitti...

her şeyin özeti bu...