Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Mektuplar - Güz Yağmuruydu Geçti


Canım,

Ve seni bir kez daha yalnız bırakıyorum. Bu yazıtımı okuduğunda dayanabileceğin bir omuz bile olamayacağım. Ve buna bu koşullarda daha fazla
dayanamayacağım. Kendime saygımı yitiriyorum. Bunada hiçbir koşulda dayanamam.

Gelecek ne getirir bilemiyorum ama sana bu cümlenin, bir umut olarak, her gününü öldürmesine izin vermeyeceğim. Senin değiminle tek bir kerede
bitmeliydi ve "bitti" demek zorundayım. Olması gereken hiçbirşeyi olduramamışken, son derece klasik koşullarda bu ilişkinin devamı beni çileden
çıkarıyor. Şu anda yapabileceğim bir şey yok. Kendimi daha çok derslerime ve öfkemin verdiği azimle okulun bitmesine vereceğim. Senin de
yapabileceğin birşey yok yavrum. Daha fazla şeyin bitmesine izin vermemem gerekiyor. 'Bir anlık öfke zannetme, çoktan harcadım sabrımı' derken
Jale ağlıyorum...

Kendine ve ailene sorumluluklarını unutma. Yakınlarda olmasa bile seni hakeden insanlara bana yaptığın gibi yapma, fırsat ver seninle olamalarına.

Bilmiyorum, bir gün seni yolda görünce ne yaparım ama konuşmak istersem, kızgınlığını ya da sana engel olan duygunun adını ne ise, ona engel
olabilirsen, izin ver bana.

Canım, tüm güzel günlerin yanından ayrılmaması en içten dileğim. Hiç birşey sorma bana, anlatma. Yazdıklarımdan başka söyleyeceğim yok. Onları
yeterli ve geçerli bulmazsan gücenirim sana.

Görüyorsun, imkansızlıkları zorlamak hedefim iken, olabilecekleri bile yapamamıştım. Yalnızlıkları acıları yaşamana engel olamamıştım. Sırf bu yüzden
bile yeter. Ardımdan 'güz yağmuruydu geçti 'de...

Öptüm.