Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Mektuplar - Bu Gece Gittin


Canım,

Hayatım,

Bu gece gittin.

Yokluğunda nefesinin o buğulu sıcaklığından mahrum kalan odam sessiz, soğuk ve kasvetli. Yanağıma ve anlıma, sana olan hasretimi, sana olan
delice susuzluğumu daha da arttıran ve asla doyamadığım öpücüklerinden bir demet bırakarak gittin.

Otobüs terminalden çıkana kadar gözledim gidişini. İçim daraldı, gözlerim buğulanır gibi olduysa da hemen toparlanmaya çalıştım...

"N'olur bana öyle bakma" dedin son son...

Seninleyken, sen bendeyken kuşlar kadar özgürüm, çocuklar kadar şenim. Yüreğimin sesi delice bir his olarak geçti aklımdan, " Neden olmasın?"
diyordu. Bunu uzun uzun düşündüm. Gerçekten de neden olmasın ki. 'Bir sonraki otobüse atla, sende git' diyordu yüreğim. Çünkü etrafımda senden başka beni mutlu edebilen ve beni anlayabilen başka kimse yok. Sonra vazgeçtim. Nedenlerini biliyorsun. Ahh ahhhhhhh...

Daha bu sabah yeni güne merhaba demiştik. Beraber kahvaltı yapmış, en sevdiğimiz şarkıları dinlerken gözlerimde varlığınla alevlenen yaşam
sevincime ortak olmuş, elele dolaşmıştık kenti. Oysa şimdi yoksun, elimizde olmadan boyun eğmek zorunda kaldığımız, soğuk ve daha şimdiden
hasretle kavrulmuş bir karanlıkta yapayalızım. Üşüyorum. Yoksun. Yoksunum...

"Bizi birbirimizden başka kimse bu kadar iyi anlayamaz" diyerek sevgi dolu bakışmaya başladığımız ve uzunuzun yazıştığımız ilk günleri, seni ilk
sevmelerimi hatırlıyormusun? Elimi tutmaya çalışırdın ürkek ürkek o sıralarda. Bense içimi ürperten ve tüm benliğime yayılan bir ılıklık hissederdim. Peki şimdi çağırsam, gecenin bir vakti, güneşi batmış yüreğini alıp, ısıtmaya, yoksunluğumu gidermeye, gelir misin? Yokluğunda öksüz kalan gözlerime gözlerini dikip çocukca bakarmısın?

Bafra'da yeşillenmiş erik ağaçları, kırçiçekleri, güller, fesleğenler, papatyalar gibi bir yanım bahar bahçe, çağla tadında sevdalara susamış ve
sararmaya başlamış buğdaylar gibi bir yanım kışken, sahildeki evimizin terasında bir yaz akşamının serinliğinde derin uykudayken rastlamıştım sana.
Sıcak sıcak gülümsedin. İçimi erittin. Ve sahil karşımızda dumanaltı bir meyhaneydi sanki...

Bilmelisin. Ben ilk anda vurulmuştum sana. Arkasını dönerken sabaha sıcak yaz gecesi sevdana, dostluğuna ve umuda yelken açmıştı yüreğim.

Bir tek sen, sadece sen, yalnız sen vardın ilk ışıklarıyla sabahın...

Şimdi böyle zamanın o yağmurlu, o parça parça yüzüne bakarak karanlık odamda oturken bir başıma, bu dört duvar arasında, hesapsızca, belki de
yorgun düşerek sana yazıyorum. Aşkım, sevdam, birtanem. İyi ki varsın'

Seni seviyorum...

Daima...