Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Mektuplar - Kalabalıklarda Yalnızım


Canım,

Son yazıtlarının arasında yine kayboldum bu gece.

Saatler gece yarısını çoktan vurdu. Bir günün daha sonuna geldim.

Uzun süre sana ulaşamadım. Bu durum beni oldukça mutsuz etti. Üzgünüm. Kalemim kırıktı, yazamadım, oysa gökyüzü bomboş beyaz bir sayfaydı
fakat yazamadım. Kalemimle birlikte ruhum da kırılmıştı. Yitirmiştim kendimi geçmişte ve yakın olmayacak gelecekte bir yerlerde. Ya da bahane
uydurmama gerek yok, sadece, olmadı işte. Tekrar yazılarımla olsa da, yanında olabildiğim için, şimdi, çok mutluyum.

Kimseler yokken hep ağlamaklı gözlerim. Kalabalıklarda yalnızım, yalnızlığımda ise çok kalabalığım. Acılar, hüzünler, ayrılıklar ve özlem aşkımızın birer
parçasıydı. Bizde gönüllü sürgünüydük. Bu nedenle sende uzaklığı, sende ben, imkansızlığı sevdim. Kusur aramadım aşkımıza, yanlışı hiç düşünmedim, ne olursa olsun bizim yüreğimize katıldı dedim. Bunu bir tek sana anlatabiliyorum. Ama beni daha fazla yalnız bırakma. Korkuyorum. Yalnızlığa
alışmaktan değil, yalnızlığımı sevmekten korkuyorum.

Ve artık hayata karşı işlediğimiz en büyük suç ortaklığımız olarak aşkımız en soylu başkaldırımız olsun.

Yüreğimi ve beynimin içindekileri gerçekten özgürce ve geçmiş tüm hatalarımla anlatabileceğim bir "canım'ın" olması, beni her koşulda anlayabilmen ve yüreğinin en kuytusunda bana yer vermen var ya, işte bu kesinlikle herşeye değer.

Seni seviyorum.

Daima.

Sevgilerimle.