Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Seks Yapma Korkusu ve Vajinismus

Seks Yapma Korkusu ve Vajinismus


Kadınının cinsel organına vajen ya da vajina adı verilir. Kadın-erkek cinsel ilişkisi vajina ve penis birlikteliği ile gerçekleşir. Ancak, istendiği halde cinsel birleşmenin gerçekleşemediği ya da çok zor olduğu durumlar vardır. Bunlardan biri, cinsel terapi ve seksoloji terminolojisinde vajinismus adı verilen durumdur. Vajinismus, vajinanın girişindeki kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmenin acılı veya imkânsız olarak algılanması olarak tanımlanır. Yani kadın bedeninin ve ruhunun penis-vajina birlikteliğini içeren cinselliği reddedişi olan vajinismus; aşk kasları adı verilen pelvik taban kaslarının istemsiz ve anlık kasılması sonucunda ortaya çıkar. Bu kasılma vajinal açıklığı daraltarak cinsel ilişkinin ağrılı olmasına ya da imkânsız gibi algılanmasına yol açar. Vajinismusu, ilk cinsel deneyimini yaşayan kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek için bilinçdışı bir istek sonucu aşk kaslarının şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen bir tür vajina spazmı ya da kasılması olarak da tanımlayabiliriz. Bu kasılmalar gerçek bir cinsel ilişki girişiminde olduğu gibi, bu girişimin yalnızca hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir.

Cem KEÇE'ye Soru Sor

ORADA BİR DUVAR VAR...

Vajinismus yıllardan beri vajinanın girişindeki kasların cinsel birleşmeyi engelleyecek şekilde istem dışı kasılması olarak tarif edilmiştir ama gördüğüm onca vajinismus vakası bana bu tarifin biraz daha genişletilmesi gerektiğini düşündürüyor. Vajina, içine hiçbir şeyi alamayacak kadar kasıldığında kadın için cinsel birleşme çok zor bir hal alır. Vajinismuslu kadınlar, cinsel ilişki denemelerinde vajina girişini bir duvar gibi hissedebilirler. Bu nedenle “Orada bir duvar var”, “Penis sanki bir duvara çarpıyor” şeklindeki ifadeleri sık kullanırlar. Duydukları ağrıyı ve diğer hissettiklerini yırtılma, delinme, parçalanma, yanma ya da sızlama şeklinde tarif ederler. Vajinanın içine herhangi bir cisim sokma girişimleri de vajinismuslu kadın tarafından acı verici bir işlem olarak algılanır. Danışanlarımdan ağrıyı tarif etmelerini istediğimde o kadar çeşitli ağrı tarifleri dinledim ki şaşarsınız. Bunlardan bazıları: keskin bir ağrı, tam ağzında biber dökülmüş gibi yanma, içimde çimdiklenme, derinliklerimde baskı, iğne batırılma hissi, içimdeki bir duvar, zorladıkça artan ağrı, karnımın altından kasığıma doğru yayılan ağrı, özelikle makatımda ağrı, göğüs ağrısı, sırtta ağrı, baş ağrısı...

VAJİNİSMUS VAJİNANIN PANİK ATAĞIDIR...

Vajinismusun en temel ikinci belirtisi, o an geldiğinde kadının panik atak benzeri bir durum yaşamasıdır. Vajinismusta sadece vajina etrafındaki bölgede değil; buna eşlik eden diğer kas gruplarında da kasılmalar olabilir. Tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku, tiksinme ve panik hali olur, vajinismuslu kadın bacaklarını sıkıca kapatır ve elleriyle partnerini iter. Bilinci açık olsa da kontrolünü yitirir. Kadının kontrolü, benim "korkulu ve kaygılı çocuk" olarak adlandırdığım çocuk yönünün eline geçer. Vajinismuslu kadın nefesinin kesildiğini bile hissedebilir. Kadın sanki çocuk yönü tarafından negatif bir hipnoz transı haline getirilir. Genellikle, vajina bölgesine müdahale sona erdiğinde, kaslar gevşer ve normale döner. Gördüğünüz gibi vajinismus birçok fiziksel ve duygusal belirtiler ortaya çıkarır. Her kadında bu belirtiler farklılık gösterebilir. O nedenle bu tanının konması için, bozukluğun sürekli ya da yineleyici bir biçimde görülmesi gerekir.

VAJİNİSMUS KORUMA VE SAVUNMA DURUMUDUR...

Kızlık zarlarının çok kalın ya da vajinalarının çok dar olduğunu düşünen kadınlar, cinsel birleşmeyle ağrı ve acı, kanama ve yırtılma olacağı beklentisi nedeniyle kendilerini savunma ve koruma çabası içine girerler. Eğer cinsel birleşme korkutucu, tehlikeli, rahatsızlık verici olarak algılanırsa başta aşk kasları olmak üzere tüm vücut yüksek sesle “giriş yasak” uyarısı verir. İşte buna vajinismus denir. Vajinismuslu kadınların yaşadığı belirtiler farklı olabilse de sonuçlar aynıdır: Penis vajina birlikteliğini yaşayamama ya da çok zor yaşama ve buna eşlik eden duygusal stres. Her iki durumun şiddeti ve seviyesi yine her kadında farklılık gösterebilir.

VAJİNİSMUSUN TEDAVİSİ CİNSEL TERAPİ İLE MÜMKÜN...

Vajinismus kader olmadığı gibi, vajina ile ilgili anatomik bir problem de değildir. Cinsel uyarılmalarla ıslanan, genişleyen ve uzayan vajina aslında penisi içine almak için hazır bekler. Vajinismus, kadının cinselliğe bakış açısının ve seks konusunda doğru olmayan düşüncelerinin ve inançlarının neden olduğu korkular tarafından yönetilen önemli bir cinsel işlev bozukluğudur. Vajinismus çözülemeyecek bir sorun, aşılamayacak bir engel değildir. Vajinismusun altında yatan psikolojik nedenlerin belirlenmesi ve etkilerinin ortadan kaldırılması cinsel terapi ile mümkündür. Alanında uzman ve tecrübeli bir cinsel terapist tarafından gerçekleştirilecek cinsel terapi ile kadının cinselliğe karşı korkusunu yenerek aşk kaslarını kontrol etmeyi öğrenmesi, bu sayede de zevk aldığı ve zevk verdiği mutlu bir cinsel hayata kavuşması sağlanabilir.

CİNSEL ORGANLARDA VE PELVİSTE AĞRI VE İÇE GİRME BOZUKLUĞU...

Vajinismus dışında cinsel ilişkiyi zorlaştıran diğer bir durum da disparonidir. Disparoni kadının cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında ağrı ya da acı hissetmesidir. Son yıllarda, bilimsel literatürde vajinismus ve disparoni kavramları "cinsel organlarda ve pelviste ağrı ve içe girme bozukluğu" adı altında tek bir tanımda birleştirilmiştir. Bu tanımda ifade edilen tanının konulabilmesi şu koşullara bağlıdır:  (1) Cinsel birleşme sırasında penisin vajinaya girememesi, (2) vajinaya girme eylemi ya da girme girişimleri sırasında vulvovajinada ya da pelviste belirgin ağrı hissedilmesi, (3) vajinaya girme eyleminin gerçekleşmesi beklenirken ya da vajinaya girme sırasında ya da sonrasında, vulvovajinada ya da pelviste ağrı hissedileceği konusunda belirgin bir korku ya da kaygı duyulması ve (4) vajinaya girme girişimi sırasında pelvis tabanı kaslarını çok gererek ya da sıkarak, penisin vajinaya girmesinde sürekli ya da yineleyici güçlük çekilmesi. Bu dört belirtinin en az altı aydır devam ediyor olması ve hem kadında hem partnerinde hem de aralarındaki ilişkide klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya neden olması durumunda “cinsel organlarda ve pelviste ağrı ve içe girme bozukluğu" tanısı konabilmektedir. Ayrıca, cinsel işlev bozukluğu sınıflamasında yer alan bu tanının konabilmesi için söz konusu belirtilerin cinsel kökeni olmayan bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaması, eşin kaba güç kullanması gibi parterler arasındaki ciddi bir sorundan ya da ilişkilerinde gerginlik yaratıcı başka bir faktörden kaynaklanmaması ve bir maddeye, ilaca ya da başka bir sağlık sorununa bağlı olmaması gereklidir.


Etiketler


Yorumlar