Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Erkeklerde İlk Gece Korkusu

Erkeklerde İlk Gece Korkusu


İlk cinsel birleşmede başarısız olma korkusu çiftlerin cinsel yaşamını kâbusa çeviren en önemli konuların başında gelir. Cinsel yaşama yeni başlayan ve ilk birleşmede başarısızlığa uğrayan erkek büyük bir “hayal kırgınlığı”na uğrar. Fakat bu başarısızlığın yaptığı zarar bundan ibaret değildir. Erkek hayal kırgınlığı ile beraber “cinsellikte meşherin 4 atlısı” adını verdiğim suçluluk, günahkârlık, cinsel aşağılık duygusu ve utanç duyar. Aynı zamanda daha sonraki cinsel deneyimlerde tekrar başarısızlığa uğrama korkusu onu daima rahatsız eder. Başarılı olsa bile bu korku onu kolay kolay terk etmez.

Cem KEÇE'ye Soru Sor

KORKUYA BULANMIŞ AŞIRI CİNSEL HEYECAN…

İlk birleşmede başarısız olan erkeklerin sayısı hiç de az değildir, bu olağan ve doğal bir durumdur ve bunda korkulacak bir şey yoktur. İlk birleşmede başarısız olmanın sebebi çoğu zaman bir kusur yahut bir hastalık değildir, daha ziyade “korkuya bulanmış aşırı cinsel heyecan”dır. Daha sonraki denemelerde başarısızlığa yol açan sebep ise çoğu zaman“performans anksiyetesi” adını verilen “başarısız olma korkusu”dur. Çünkü ilk cinsel deneyiminde Başarısız olan erkek “Ya yine başarısız olursam!”, “Ya yine rezil olursam!”, “Bu sefer başarmalıyım!” gibi düşüncelerle kendini daha çok korkutur ve baskı altına sokar. Korkusu artık geleceğe dair bir kaygıya dönüşür ve bu durum onu son cinsel deneyiminde de başarısızlığa uğratabilir. Bu nedenle ilk cinsel başarısızlık bir yenilgi gibi görülmemeli, olağan ve doğal bir durum olarak görülmelidir. Cinsel yaşama başlarken başarısızlığa uğramış nice erkek vardır ki sonradan cinsel yaşamlarında üzerlerine düşen vazifeyi başarmış ve mutlu olmuşlardır. Ayrıca başarısızlığı birçok erkek utanılacak bir şey olarak görmelerine rağmen bu başarısızlıkta kadının payını hiç görmemektedir. Hâlbuki ilk başarısızlıkta kadınında payı vardır. Korkan, her şeyi erkekten bekleyen, aktif olmak yerine pasif kalan ve seks hakkında konuşmayan bir kadın erkekte cinsel başarısızlığa neden olabilir. Ayrıca erkeğin başarısızlığı karşısında, kadın anlayışlı davranmaz ve bunu ciddiye alınmayacak bir şey olarak kabul etmez, partnerini rahatlatamaz ve ona güven vermezse bu başarısızlık tekrar edebilir. Hatta bu durum erkekte cinsel soğukluğa, partnerden uzaklaşamaya, öfke nöbetlerine, vajinaya giremeden ileri derece erken boşalmaya veya sertleşme sorunlarına yol açabilir. Son olarak erkek kadına ne kadar âşıksa ona ne kadar çok şefkat duyarsa başarısız olma ihtimali de o kadar artar. Çünkü âşık erkeğin cinsel heyecanı âşık olduğu nispette artar, hayalinde partneriyle o kadar meşgul olur ki içinde onu hayal kırıklığına uğratma ve başarısız olma korkusu artar.

İLK GECEDE İDEAL ORTAM NEDEN ÖNEMLİ…

“Seks yapmak”; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza ve hissetmeye odaklanarak, herhangi bir “performans hedefi koymadan” zamandan kopma, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni bir “armağan gibi” paylaşabilme, partnerini tatmin etme zorlantısı olmadan, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatıdır… Bu sanatın icrası sırasında ortamın ideal olması ve çiftin kendini güvende hissetmesi çok önemlidir. Özellikle seks yaparken duyulmaktan korkma, seks sonrası hesap verme baskısı, ortamın sıcaklığı veya soğukluğu, karanlık veya çok aydınlık olması, başarılı olma arzusunun doğurduğu yersiz utanç duygusu gibi konular çiftin kendini güvende hissetmenin önündeki en büyük engellerin başında gelir. İnsanın ruhu kendini tehdit altında ve utanmakla meşgulse şehvete yer veremez, çünkü kendini bir lüks olan şehvete terk etmeden evvel kendini güvende hissetmesi gerekir. Zira ilk cinsel birleşmede ancak bir güven havası içinde olunursa başarılı olunabilir. Kendini güvende hissetmeme, kendine güvenememe, endişe etme, hissedip odaklanamama, bütün bunlar ilk cinsel birleşmenin sağlıklı gerçekleşmesine zarar verebilir.

İLK GECE BAŞARILI OLMAK NE DEMEK?

İlk gece başarılı olmak zevk almak, zevk vermek, sertleşmek, vajinaya sert halde penisi sokmak, partneri tatmin etmek ve boşalarak rahatlamak gibi kendiliğinden olması gereken şeyler değildir, hissetmek, bedensel hislerin farkında olmak, partnerle tek vücut olabilmek ve anda kalabilmektir. Olmakta olana “farkındalık halinde gözlemci olmak”tır. İçsel sükûnet halinde aşk ve şehvet duygularını kontrol altında tutarak ve düşünce kontrolü yaparak olayla olay olmamak”tır, “aşk oyunlarıyla aşk olmaktır”, AN”da olmaktır. “AN”da zaman olmadığına göre, “AN”da düşünce de yoktur, sevişme eylemlerini sürekli takip eden zihin halimiz durmuştur ve sevişmeye konsantre olmuşuzdur. Bu nedenle zihnimizi sürekli cinsellik dışı düşüncelerle meşgul etmemek ve cinsel yaşama en doğal halimizle “AN” içinde katılmak istiyorsak geçmiş-gelecek vesvese ve endişelerinin kontrol altına alınması aynı zamanda da nefis kontrolü anlamına taşır. Gerçekten “var olabilmek” için, olabildiğince “AN” da olmak gerekir. Bu şeffaflaşmak, cinsel yaşam enerjisine karşı geçirgen olmak, cinsel yaşam enerjisinin dengeli bir şekilde bizden akmasına izin vermek anlamına da gelir. Sevişirken olmakta olanı, araya negatif düşünceler yoluyla bir yargı katmadan izlemek sonra da onu bir bilgi haline getirmek için üzerinde çalışmak gerekir. Sevişirken olana katılma hali insanı özgür kılar, ruh özgürlüğüne kavuşmanın yani iki bedenin tek beden haline gelebilmesinin başlangıç noktasıdır ve bunu yaşamanın keyfini sürdürmek de insanın en temel haklarından biridir. Yani ilk gece başarılı olabilmek için sevişirken olmakta olanı, düşünerek değerlendirmeye kalkmayacaksınız, sadece şehveti ve aşkı fark edeceksiniz ve varlığınızın bu bilgiye nüfuz etmesine izin vereceksiniz o kadar…


Etiketler


Yorumlar