Cem KEÇE - ANKARA
Cem KEÇE - İSTANBUL

Cinsel İlişki ve Ağrı

Cinsel İlişki ve Ağrı


Cinsellik denince akla ilk gelen kelimeyi sorsak neredeyse herkes cevap olarak şunlardan birini dile getirir: zevk, haz, doyum, orgazm, rahatlama, aşk, sevgi, sevgili, ilişki, sevişme, ihtiyaç, üreme. Bazıları ise cinselliği çok farklı algılar, farklı yaşar ve farklı kelimelerle tanımlar: ayıp, yasak, günah, utanç, istemem, ağrı ve acı.

Cem KEÇE'ye Soru Sor

Tüm bu cevaplar arasında “istemem” ve “ağrı” diğerlerinden kesin bir şekilde ayrılır. Sadece “cinsellik” kelimesini duyunca bile cinsellik teklifi ile karşılaşmışçasına rahatsız bir şekilde “istemem” lafının yapıştırılması normal değildir. (Elbette bu cevap madden, manen, dinen, kanunen, vicdanen, ahlaken, bedenen seks yapmaya hiçbir engeli olmayan kişiler tarafından veriliyorsa normal değildir.) Zevk almak için yapılan seksin, tamamen zıttı olan “ağrı” kelimesini çağrıştırması da doğal değildir. Seks, normal şartlarda içinde “ağrı” ve acı barındırmaz. Bedenen ve ruhen sağlıklı kişiler tarafından yapılan seks için “ağrı” çok uzak bir ihtimaldir, hatta ihtimal dâhilinde bile değildir. Oysa pek çok kadın ya hayatının bir döneminde ya da tüm cinsel yaşamı boyunca cinsel birleşme esnasında ağrı çekiyor. Bu ağrıyı kafasında normalleştirerek cinsel hayatını sorunlu şekilde sürdürüyor ve bir zaman sonra cinsellikten soğumaya ve kaçmaya başlıyor.

AĞRILI CİNSEL İLİŞKİ (DİSPARONİ)

Vajina-penis birlikteliği esnasında kadının; vajina bölgesinde, kasıklarında, klitorisine yakın bölgelerde, iç ya da dış dudak kısımlarında ağrı hissetmesi disparoni olarak adlandırılır. Disparoni sorunu olan kadınlar, cinsel birlikteliği sadece ağrılı olarak tanımlamaz; ağrıya acı, basınç, yanma ve yırtılma hissi de eşlik edebilir.

TİPLERİ...

Ağrılı cinsel ilişki anlamına gelen disparoni, meydana gelme zamanına ve meydana geldiği bölgeye göre iki farklı bakımdan değerlendirilir ve her iki başlık altında da ikiye ayrılır. Vajina-penis birlikteliği esnasındaki ağrı ve acının ilk cinsel deneyimden beri yaşanıyor olması “birincil (primer) disparoni” olarak adlandırılır. Ağrı ve acının, cinsel hayatın başlarında olmayıp sonradan ortaya çıkması ise “ikincil (sekonder) disparoni” olarak adlandırılır. Ağrı ve acı; vajina girişinde hissediliyorsa “yüzeysel disparoni”, vajinanın derinliklerinde hissediliyorsa “derin disparoni” söz konusudur.

NASIL TANI KONUYOR?

Disparonide tanı koymak çok önemli... Disparoninin en temel belirtileri şunlar: (1) Cinsel birleşme sırasında penisin vajinaya girmesinde zorlanma, (2) vajinaya girme ya da girme girişimleri sırasında vulvovajinada ya da pelviste belirgin bir ağrı duyma, (3) vajinaya girme eyleminin gerçekleşeceği beklenirken ya da vajinaya girme sırasında ya da girilmesinden ötürü vulvovajinada ya da pelviste ağrı duymayla ilgili olarak belirgin bir korku ya da kaygı duyma, (4)vajinaya girme girişimi sırasında aşk kaslarını (pelvik taban kaslarını) çok germe ya da sıkma durumları yaklaşık olarak altı aydır, sürekli ya da yineleyici bir biçimde yaşanıyorsa, (5) kadında ve çift ilişkisinde belirgin bir sıkıntıya neden oluyorsa disparoniden söz edilir. Ağrı genellikle vajina ya da kasık bölgesinde gelişir ve yalnızca penis-vajina ilişkisinde değil, aynı zamanda tampon, jinekolojik muayene gibi diğer vajinaya giriş (penetrasyon) durumlarında da söz konusu olur...

JİNEKOLOJİK MUAYENE ŞART...

Disparoni yüzde 50 oranında organik, yüzde 50 oranında psikolojik sorunlardan kaynaklanabilir. Disparoninin tedavi edilebilmesi için öncelikle kadının ağrısının doğru tanımlanması gerekir. Kadının hikâyesi dinlenirken bile disparoninin, jinekolojinin mi cinsel terapi biliminin mi alanına girdiği belli olur. Yine de kadının jinekolojik bir muayeneden geçmesi gerekir. Jinekolojik muayene sonrasında disparoniye sebep olabilecek bir sorun bulunmamışsa disparoninin sebebinin kadının ruhunda aranması ve kadının ruhunda tedavi edilmesi gerekir.

KEFARET ÖDEMEYE BAĞLI DİSPARONİ...

Disparoni yani ağrılı cinsel ilişki, psikolojik olduğunda akla ya “kefaret” gelir ya da “isteksizlik”. Disparoninin tedavi edilebilmesi için bu ikisinden hangisinin kök neden olduğunun tespit edilmesi gerekir. Bazı kadınlar cinsel birliktelikten zevk alması gerekirken şiddetli ağrı ve acı çekmeyi kendine bir borç bilir. Cinsellikle veya kadınlıkla ilgili iç dünyasında kendince bir suçu, bir günahı vardır ya da kendi öyle sanıyordur. O suçun cezası çekilmeli, o günahın kefareti ödenmelidir. Söz konusu suç veya günah gerçek de olabilir fantezi ürünü de. Suç veya günah kendinden de kaynaklanabilir, başkasından da. Erken çocukluk dönemine de ait olabilir bu suç veya günah, gençlik dönemine veya yetişkinliğe de. Ağrı çekiyor diye cinsel ilişkiyi kendine yasaklamaz, kefaretini ödeyebilmesi için ağrı çekmesi, ağrı çekebilmesi için cinsel ilişkiye girmesi gerekir. Kendini kırbaçlayan radikal dindar adam gibi çektiği ağrıdan memnun olur, fakat farklı olarak memnuniyetinin farkında olmaz, kefaret ödediğinin farkında olmadığı gibi. Bilinçli haliyle bu ağrıya anlam veremez, fakat bir gün kefaret ödediğine dair bir cümle mutlaka ağzından çıkar:“Ben bu ağrıyı hak ediyorum.” Kefaret sebebiyle cinsel ilişki esnasında ağrı çeken kadınların neyin kefaretini ödediğinin yani gizli travmanın ne olduğunun bulunması gerekir. Disparoni tedavisi artık bu yolda şekillenir.

PARTNERE KARŞI SOĞUKLUK...

Psikolojik disparoninin bir diğer sebebi de isteksizliktir. Cinsel uyarana karşı gösterilen fizyolojik tepki normalde beş aşamadan oluşur: istek evresi, uyarılma evresi, plato evresi, orgazm evresi ve çözülme evresi. İstek evresinde kadında beş duyu ve fantezilerle erotik duygu ve düşünceler oluşur. Uyarılma evresinde kadının genital bölgesine kan akışı hızlanır ve kasları gevşer. Klitorisi kabarır, vajinası ıslanır ve cinsel heyecan duyar. Kadın yeterince uyarılmıyorsa haz duygusunu hissedeceği, cinsel gerilimin yükseleceği plato evresine giremez ve cinsel birliktelik esnasında ağrı ve acı duyar. Kadın zamanla cinsel ilişkiden soğur ve kaçmaya başlar. Burada önemli olan kadının neden yeterince istek duyarak uyarılamadığıdır. Kadında partneri mi istek uyandırmıyordur, yoksa kadın seks yapmayı mı istemiyordur? Kadın; o erkeği istemiyor olabilir, o erkeğin kendisini sevmediğini düşünüyor olabilir, o erkeğin kendisine sadece seks için yaklaştığını düşünüyor olabilir, o erkeğin kendisine değer vermediğini düşünüyor olabilir, o erkeğin kendisini dinlemesine ihtiyacı olabilir. Bu durumda disparoni tedavisi çiftin ilişkisi üzerinden yürütülür.

SEKSE KARŞI SOĞUKLUK...

Disparoninin sebebi sekse karşı isteksizlik de olabilir. Bu isteksizlik çoğunlukla sekse dair ruhta açılmış derin yaralardan kaynaklanır. Kadın geçmişte yaşanmış bir taciz vakasını hatırlıyor olabilir, her cinsel birliktelik kadını geçmişe götürüyor olabilir. Bu da kadının seksten soğumasına ve seks esnasında ağrı hissetmesine neden olabilir. Kadın, seksin erkeklere özgü olduğunu düşünüyor da olabilir. Seksten haz almayı bir kadına yakıştıramadığı için sekse karşı içinde bir isteksizlik oluşur. Kadın, cinselliği fahişelikle de özdeşleştirmiş olabilir. Cinsel ilişkiden zevk alma durumunu, arzu ve istekleri yerine getirme, fantezileri gerçekleştirme eylemlerini fahişece buluyor olması seksten soğumasına yol açar. Kadın geçmişte yaşadığı bir cinsel birliktelik nedeniyle suçluluk duyuyor olabilir ya da bir başkasının yasak ilişkisine şahit olmuş olabilir. Her cinsel birliktelik kadının bu suçluluk duygusuna girmesine neden olabilir ve kadın seksten giderek soğur. Tüm bu sebeplerle sekse karşı isteksizlik duyan kadın; ağrıdan kaçar, dolayısıyla cinsel ilişkiden de kaçar. Bu durumda kadının sekse dair düşünceleri değiştirilerek disparoni tedavi edilir.


Etiketler


Yorumlar