Cinsellikten Tiksinmek

Cinsellikten Tiksinmek


Cinsel ilişki sırasında partnerinizin cinsel organlarından tiksinir ya da dokunmaktan imtina mı edersiniz? Cinsellik sırasında salgılanan sıvılara karşı iğrenme hissi mi duyarsınız? Meniden mideniz mi bulanır? Hepsinden önemlisi bu tiksinti duygularınız artık partnerinizle yaşadığınız cinsel hayatı neredeyse çekilmez ve istenmez hale mi getirdi? O zaman sizde "cinsel tiksinti bozukluğu"ndan söz edebiliriz. Peki cinsel tiksinti neden duyulur? Tedavisi var mıdır? İşte bu sorulara yanıt vermeye çalışacağım.

Cem KEÇE'ye Soru Sor

SEKSİ BİTİREBİLİR

Dünya genelinde daha çok geleneksel ve muhafazakâr toplumlardaki kadınlarda görülen cinsel tiksinti bozukluğu, evlilik ve ilişki sorunlarına ve zamanla cinsel isteksizliğe neden olan önemli bir sorundur. Erkeklerde çok nadir görülüyor olsa da, bu sorunu partnerlerinin yaşamasıyla, erkekler de cinsel yaşamlarında cinsel tiksinti bozukluğundan olumsuz etkilenir. Tedavi edilmediği takdirde cinsel tiksinti bozukluğu kadın erkek ilişkilerini sürdürülemez hale getiren ciddi bir sorun haline gelebilir. Aslında uygun tedavi ve terapi teknikleriyle cinsel tiksinti bozukluğunun şaşırtıcı bir biçimde kısa sürede üstesinden gelinebilir.

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU NEDİR?

Cinsel tiksinti bozukluğu, sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel ilişkiye ya da cinsellikle ilgili her şeye ya da bazı şeylere karşı şiddetli bir iğrenme duygusuyla rahatsızlık duyulması ve bunlardan kaçınılması olarak tanımlanabilir. Cinsellikten tiksinen kişi cinsel ilişki söz konusu olduğunda bulantı, endişe ve korku duyar. Yani cinsel ilişki olasılığı belirdiğinde bu kişiler yoğun anksiyete belirtileri gösterirler. Kimi zaman buna bulantı ve kusma da eşlik edebilir. Cinsel tiksinti bozukluğu olan kişiler, genellikle cinsellikten kaçınırlar, cinsel istek duymazlar, daha çok partnerleri istediği için ‘karanlıkta, yorgan altında, prezervatifle ve çoğu zaman iç çamaşırları çıkartılmadan’ cinsel etkinlikte bulunmaya çalışırlar. Tiksinti genel olarak cinsellikle ilgili her şeye karşı olabilir. Cinsel birleşmenin kendisine ya da herhangi bir yönüne, cinsel organlara, genital sıvılara, öpüşmeye, dokunmaya ya da cinsel uyaranlara karşı da bu tiksinti meydana gelebilir. Cinsel tiksinti bozukluğu olan kişide bu durumun süreklilik göstermesi nedeniyle kişinin ve partnerinin hem ruhsal dünyaları hem evlilik ve ilişkileri hem de cinsel yaşamları olumsuz etkilenir ve çoğu zaman sürdürülemez hale gelebilir.

NEDEN TİKSİNİYORLAR?

Cinsel tiksinti bozukluğu çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan çok özel bir cinsel işlev bozukluğudur. Aslında cinselliğin tiksinç bir yanı yoktur ve erkek için de kadın için de son derece doğal, olağan, keyifli, ağrı ve acı içermeyen, bulantı ve iğrenmenin olmadığı ruhsal ve bedensel bir ihtiyaç ve şehvet dolu bir süreçtir. Cinsel tiksinti bozukluğunun en temel nedenleri, çocuklukta ve ergenlikte yaşanan cinsel istismar, ensestiyöz ve homoseksüel deneyimler, ruhsal, bedensel ve cinsel travmalar ve bunlara bağlı suçluluk ve günahkarlık duygularıdır. Ayrıca cinsellikle ilgili toplumsal, ahlaki ve hurafelere dayalı dini baskılar, yasaklar, değer yargıları ya da kişinin bunları yanlış yorumlamış ve algılamış olması, cinsellikle ilgili yanlış, eksik bilgi ve inanışlar da diğer nedenler arasında yer alır. Travmatik bir cinsel deneyim yaşayan kadın, bunun onda bıraktığı utanma, aşağılanma, acı çekme, iğrenme gibi izleri genelleyerek cinselliği bu olumsuz duygularla algılamaya başlar ve cinsellikten tiksinebilir. Bazı kadınlarda disparoni adını verdiğimiz ağrılı cinsel ilişki sorunu cinsel tiksinti bozukluğuna yol açabilir. Kadın cinsel ilişki sırasında hissettiği ağrı nedeniyle duyduğu endişe ve korku yüzünden cinselliğe ve cinsel uyaranlara karşı tiksinti duymaya başlayabilir. Bazen cinsel tiksinti ile birlikte vajinismus da görülebilir. Cinsel tiksinti, obsesif kompulsif bozukluk, ansiyete ve fobik bozukluklar, travma sonrası stres bozukluğu gibi, bazı psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte de görülebilir. Cinsel tiksinti bozukluğu erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülür. Kızlık zarı, bekâret ve namus kavramları ile cinsellikleri baskılanan kadınlar, çocukluklarından itibaren cinselliği erkekler gibi yaşayarak, cinsellikten haz almaları ve doyuma ulaşmalarının ayıp, yasak, günah ya da suç olduğunu algılarlar. Bunun sonucunda da günah, suçluluk, utanama ve aşağılanma duygularını cinsellikle ilişkilendiren kadınlar cinselliğe ya da cinselliğin herhangi bir unsuruna karşı tiksinti duyabilirler. Bu tiksinti bilinçli veya bilinçdışı bir tehdit algısına karşı bir savunma mekanizması olabileceği gibi, suçluluk ve günahkarlık duygularına bağlı bir kendi kendine bir ceza verme veya kendi kendine ödetilen bir kefaret durumu da olabilir.

TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Cinsel istek bozuklukları arasında yer alan cinsel tiksinti bozukluğu tamamen psikolojik temellidir ve tedavisi de cinsel terapi ile mümkündür. Cinsel terapide, önce kişinin cinsellikle ilgili yanlış, önyargılı ya da eksik bilgileri düzeltilir. Terapide, cinsellik ve cinsel organlar hakkında doğru bilgilendirme yapılır. Sonra da kişinin cinsellikle ilgili tiksinti duyduğu duruma yönelik duygu odaklı terapi teknikleri, bilişsel yeniden yapılandırma ve sistematik duyarsızlaştırma tedavisi uygulanır.  Sorun hemen birkaç seansta çözülemeyecek kapsamda olduğundan kişinin göstereceği sabır ve işbirliği tedavinin başarısı açısından önemlidir. Kimi durumlarda evlilik ve ilişki terapisi teknikleriyle daha etkili sonuçlar almak mümkündür. İleri aşamadaki vakalarda psikodinamik yaklaşımlar, EFT yani duygusal özgürleştirme teknikleri ve hipnoterapi de uygulanabilir. Ancak burada çok önemli bir konu var ki, cinsel tiksinti bozukluğu spesifik bir durum olması nedeniyle sadece bu konuda eğitimli ve deneyimli cinsel terapistler tarafından tedavi edilebilir.


Etiketler


Yorumlar

İlginizi Çekebilecek Makaleler